Etiketler

Biliyorsunuz zaman zaman değişiklik yapmayı seviyorum, rutinden nefret ediyorum, içime karabasanlı sıkıntılar basıyor, kendi karanlığımda sönüyorum. Öyle olunca ben ne yapıyorum küllerimden hep yine yeniden doğmayı tercih ediyorum. Yeni enerjilerle, yeni başlangıçlar ve yeni işlerle….

Böyle içimde değişim rüzgarları esmeye başlayınca , kendi sitem için de yazı yazmaya karar verdim. Daha özgür, daha bana ait yazılar, içimden geldiği gibi, en naif haliyle….

En son köşe yazımda, aldatılmaktan bahsetmiştim. Bu sefer ilişkiler ve sevgiden bahsedeceğim…

En çok kullandığımız kelimelerden değil midir; ‘seni seviyorum’ sözcüğü?

Kesinlikle ve keşke bu mucize kelimeyi daha fazla kullanabilsek…

Belki o zaman bir gün içimizde yeşeren daha fazla sevgi tomurcuğuna sahip olabiliriz.

İnsan içindeki duygular içerisinde en çok sevgi iksirini büyütmeli, çoğaltmalıdır. Çünkü o zaman korkudan eser kalmaz ve biz gerçekten yaşamaktan zevk almaya başlarız.

Hep söylenir ve hep biz içimizden homurdanırız; ‘söylemesi kolay, gel de sen yap bakalım, kötü insanları da mı seveceğiz, biz sevgi böceğimiyiz, aşk kelebeğimiyiz’ deriz? Çok doğru ikisi de değiliz.

Sadece yaşıyor olmaktan, yaşamaktan o kadar mutluluk duymalıyız ki, bir göz açıp kapaması kadar kısa hissedilen ömrümüzü hep güzellik ve sevgiyle doldurmalıyız, her defasında daha fazlasıyla. Kim için? Sadece kendimiz için, mutluluğumuz için….

Ve bir gün bir bakmalıyız ki, o içimize doldurmaya çalıştığımız sevgiyle, öylesine tıka basa dolmuşuz ki, başka hiç bir duyguya yer kalmamış ve bir gün bir bakmışız ki, gerçekten sevgi ve mutluluk topu olup çıkmışız. Her olaya sevgi penceresinden bakar olmuş, hoş görü, yumuşaklık, zarafet, neşe ile dolmuşuz…Hiç kimseye nefret ve kin duygusu içimizde kalmamış…

O zaman hangi ilişkiyi yaşarsak yaşayalım, ister aşk, ister dostluk, ister arkadaşlık, sevgi penceresinden baktığımız için, o duyguların geri dönüşlerinin de sevgiyle dolu olduğunu görürüz.

İlişkiler bizim gelişimimiz için gerekli bir fırsattır. Biz sevgi alışverişinde bulundukça, kendimizi geliştirmemiz için gereken fırsata kavuşuruz. İnsanlar ilişkilerde hayal kırıklığı yaşamaktan öylesine çok korkarlar ki; bu nedenle ilişki yaşamak istemezler. Oysa tam tersi, iyileşmek için, korkuların üstüne gitmek gerekir. Eğer bir ilişkide hayal kırıklığı yaşadıysanız boşverin gitsin. Demek birbirinize uygun değildiniz ve karşı taraf sizi üzmek ya da kötü davranmak için kırmadı. O da kendi içinde bazı duygularını dengelemeye çalışıyordu ve siz ona ayna oldunuz. O da siz de kendinizle, nasıl başa çıkacağınızı öğrendiniz. Sadece bu tüm olup biten…Kimseyi suçlamaya, kendinize kızmaya, kurban gibi davranmaya kalkmayın. Yaşamanız gerekiyordu, yaşadınız… Sadece bundan bir ders çıkartın ve aynı yalnışları defalarca yaşamayın. Bu günlük bu kadar devamı gelecek yakında….Sevgi baloncukları içinde boğulmanız dileğiyle…..

Reklamlar